Tanzim kuyrukları neyi çağırıyor?

Tanzim satış noktaları ve kuyrukları bir süredir Türkiye’nin gündemleri arasındaki öncelikli yerini koruyor. Hükümet, artan sebze-meyve fiyatlarının sorumlusu olarak ilan ettiği aracılara, halcilere, komisyonculara karşı çeşitli şehirlerde tanzim satış noktaları kurarak ucuz meyve-sebze ve bakliyat satışı yapmakta. Tanzim satış noktaları önünde oluşan uzun kuyrukların halkın talebini yansıttığı söylenebilir. Alım gücünün düşmesi ve fiyatların artmasının yanı sıra, seçimlerin yaklaşması ve yeni hal yasası hazırlıkları da tanzim sürecinin arkasındaki dinamikler olarak konuşulmakta.

İhracata yönelik tarımsal üretim ve ithalata dayalı tarım politikası gıda fiyatlarının temel sorumlusu değil midir? Temel gıda ürünlerinin fiyatlarında yaşanan katmerli artışların sorumluluğu tek başına gıda tedarik zincirinin ara halkaları olan halci, komisyoncu kesimlere yüklenemez. İnsanların temel ihtiyaçlarından biri olan gıdanın uluslararası ticaretin konusu ve serbest piyasa kurallarına tabi kılan gıda sisteminin bütününü sorgulamak durumundayız. Hissedarlarından veya ortaklarından başka kimseye hesap vermeyecek şirketlerin kontrolüne bırakılmış gıda sistemi, gıda ihtiyacımıza çözüm olmayacaktır. Peki, tanzim satış ağı mevcut gıda krizini çözebilir mi? Kuyruklar neyi, kimi çağırıyor?

Mevcut Durum ve Tartışmalar

Geçtiğimiz senenin ilk yarısında döviz kurunun Türk Lirası aleyhine katlanarak değer kazanmasına tanık olduk. Bu artışın sonuçları bir seneyi bulmadan karşımıza çıkmaya başladı. Gıda endüstrisinde kullanılan teknoloji başta olmak üzere, tarımsal üretimde kullanılan gübre, ilaç ve mazot gibi temel girdilerin çoğunlukla ithalata bağımlı olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla dövizdeki artışın, ithalata bağımlı tarımsal üretimde ve gıda endüstrisinde son ürünün fiyatını artırdığını akılda tutmak gerekiyor.

Fiyatlardaki artış dün meydana gelmemişken ve yerel seçimlere iki aydan kısa bir süre kalmışken, büyükşehirlerde sadece iki buçuk aylık bir strateji olarak kurulan tanzim satış noktalarını, süpermarket ve pazarlardaki manzaraya karşı öne sürmenin siyasi bir günü kurtarma hamlesi olmaktan başka bir anlamı daha var gibi gözüküyor. Tanzim satış sisteminin geçtiğimiz Aralık ayında meclisten geri çekilen “yeni hal yasası”nın bir öncüsü olduğu söyleniyor. Yeni hal yasası, hal sistemini belediyelerden şirketlere devredecek bir model olarak öngörülüyor. Bu yasayla birlikte mevcutta belediyelerde olan denetim yetkisi ortadan kalkacak. Yaş sebze-meyve yanında yeni haller, her türlü gıda ürününü tek elde toplayabilecek. Böylece yeni haller büyük gıda ambarları olacak ve şirketlerin yönetiminde gıda kontrolü tekelleşecek. Şirketlerin egemen olduğu tarımsal üretim, kendi gıda sistemini derinleştirebilecek. Bu amaçla da mevcut lojistik kanallarını kendi ilişki ağlarına göre yeniden düzenlemek istiyor.

Dolayısıyla, mevcut durum esas itibariyle yeni gıda rejiminin nasıl inşa edileceği ile ilgili. Hal yasası tartışması da buna odaklanıyor. Yasanın ayrıntılarına baktığımızda, sözleşmeli tarım pratiklerini teşvik edeceğini ve kurumsallaştırılacağını görüyoruz. Zaten Türkiye’nin tarımı ve gıda sisteminin şirketleşme sürecinde ciddi yol kat ettiğini ve tarım-gıda sisteminde yaşadığımız temel problemin özünde bu şirketleşme olduğunu söyleyebiliriz. Kâr odaklı bu sistem, tarlada sözleşmeli tarım aracılığıyla çiftçinin ucuza üretmesini, girdi maliyetlerinde şirketlere bağımlılığı, lojistik (taşıma-depolama-dağıtım) sisteminde şirket hakimiyetini, gıda ürünlerinin satışında zincir-mağazalar/süpermarketler üzerinden şirket egemenliğini tesis etti. Ancak bu süreç, eski tarımsal yapıların direnci, mevcut lojistik ağının direnci, küresel gıda piyasasının etkileri ve farklı satış ağlarının direnci üzerinden kendi kurumsallaşmasını tam anlamıyla sağlamış değil. Dolayısıyla, hal yasası ile hükümetin ve şirketlerin bu sürecin kurumsallaşmasına yönelik çalışmalar yaptığı ve bir model inşa etmeye çalıştığı görülmektedir.

Hükümetin mevcut gıda enflasyonuna karşı seçimler öncesinde tanzim satışa yönelmesi, popülist politikaların bir parçası olarak düşünülebilir. Devletin imkanlarını kullanarak bir güç olarak devreye girmesinin sınırlarını önümüzdeki aylarda göreceğiz. Daha önce ithal et getirerek, anlaşılan zincir mağazalar üzerinden satışı yapıldı; ancak bu uygulamadan faydalanan kesimler marjinal oranda kaldı. Mevcut tanzim sistemi de henüz çok kısıtlı bir kapasiteye sahip ve 2.5 ay sonunda bu sistemin de kalıcı olarak nereye evrileceğini öngörmek zor. Özetle, mevcut durumun tarımdaki yapısal sorunları çözme, halkın lehine bir gıda sistemi inşa etme perspektifi bulunmadığı çok açık. Seçimleri ve şirketleşme eğilimlerini de göz önüne aldığımızda, günü kurtarmaya dönük bir popülizmin ve şirket çıkarlarını pekiştirecek bir yasa tasarısının yürürlükte olduğunu söyleyebiliriz.

Gıda İnisiyatifleri

Türkiye’de geçtiğimiz yirmi yıl içerisinde tarımsal kooperatiflerin ve üretici birliklerinin dayanışma ve kooperatifçiliğe olumlu bir çok yanı tasfiye edildi. Bu kurumlar, kriz ve ihtiyaç dönemlerinde piyasayı dengelemek amaçlı can simidi rolü üstlendiler. Diğer yandan gıda tedarik zincirinin önemli halkalarından biri olan belediye denetimindeki hallerin özelleştirilmesi süreci devam ediyor. Ancak, şirketlerin kontrolündeki gıda sistemine, yahut can simidi rolü büründürülmüş ve çürütülmüş kamu altyapısını kullanan yanlış uygulamalara mecbur değiliz. Kamusal, katılımcı ve demokratik niteliklere sahip, rekabete karşı dayanışmayı esas alan, planlamanın öznesinin emekçi kent ve kır sakinlerinin olduğu, doğayla bir arada yaşamayı esas alan bir gıda sistemi için alternatif bir yol bulmamız gerekiyor.

Farklı kesimlerden yurttaşların kendi inisiyatifleri ile oluşturdukları gıda inisiyatifleri böyle bir ihtiyacı tanımlama ve bu ihtiyaca yönelik somut adımlar atma çabası içinde. Türkiye’de gıda hareketi bugüne kadar kooperatifleşme, topluluklar kurma, kolektif ve dayanışmacı çalışma modelleri geliştirme, aracısız ürün tedariği, ekolojik tarım, kaynakların planlı ve sürdürülebilir kullanımı, yerel tohum, sağlıklı gıda gibi konulara odaklandı. Bu açıdan, tarım-gıda sisteminin mevcut sorunlarına işaret eden, bu sorunları aşmaya yönelik bir takım söylemler üretti. Bu söylemler toplumun çeşitli kesimlerinde etkilerde de bulundu. Gıda hareketinin çeşitli aktörleri, kendi sınırları ve imkanları çerçevesinde bu etkiyi yaygınlaştırdı ve süreklileştirdi. Dolayısıyla denebilir ki tanzim kuyruklarının çağrısı, şirketleşmiş gıda sistemi karşısında var olmaya çalışan gıda hareketine de yöneliyor. Bu minvalde gıda hareketinin sınırları ve imkanlarını gözden geçirmeyi  de zorunlu kılıyor.

Gıda sorunundan muzdarip farklı kesimlerin bir araya gelerek kendi bağımsız, demokratik, katılımcı organizasyonlarını inşa ettiğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda mevcuttaki şirketleşmiş gıda sistemine karşısında; bugün kapsadığı kesim itibariyle sınırlı ve mütevazi olan, kendi lojistik mekanizması, çiftçi ve dağıtım ağlarıyla başka bir gıda sisteminin inşa edilmekte olduğunu da ekleyebiliriz. Bu anlamda büyük oranda gönüllülüğe dayanan inisiyatifler üzerinden varlık gösteren gıda hareketinin, toplumsallaşmış gıda krizine bir alternatif model önerme potansiyeli bulunmaktadır. Ancak bu potansiyel, somut durum itibariyle ciddi sınırlılıklar içermektedir. Tanzim kuyrukları tam da bu sınırlılığa işaret ediyor.

Mevcut krizin derinleşmesi karşısında gıda inisiyatiflerinin gelişmesi ve yaygınlaşmasının etkili ve kalıcı çözüm bulma konusunda ciddi bir imkan yaratacağı da öngörülebilir. Bu amaçla, farklı toplum kesimlerinin kendi imkan ve kapasitelerini geliştirmesini desteklemek, yeni örgütlenme pratiklerini teşvik etmek ve güçlendirmek gerekmektedir. Halkın şirketleşmiş gıda sistemine mecbur olmadığı, kendi kaynaklarını kendisinin yöneteceği bir modeli güçlendirmek için de gıda hareketinden büyümesi ve güçlenmesi gerektiği bugün daha fazla açık hale gelmiştir. Halkın gıda politikası, gıda inisiyatiflerinin bu süreçte üstlenecekleri role bağlı olarak inşa edilecektir.

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s